`İmam Cafer-i Sâdık `

KategoriEğitim
Eklenme Tarihi 1 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
• "Belaların en şiddetlisine peygamberler, sonra Hakka yakınlıklarına göre veli kullar, sonra ise derecesine göre diğer müminler maruz kalırlar" • Kulluğun kalitesi ve seviyesi arttıkça, imtihanın şiddeti de artıyor. • "Allah beni o akıtılan mübarek kanlara ortak etsin. Allah'a yemin ederim ki, amcam Zeyd ve ashabı tıpkı dedem Ali b. Ebi Talib ve ashabı gibi şehit oldular." • Abbasilerin içten içe planları... • Ebva toplantısı... • "Allah'a yemin ederim ki böyle konuşmamın sebebi kıskançlık değildir. Ama -elini İbrahim b. Muhammed'in sırtına vurarak- Halifelik ne sana, ne de çocuklarına verilecektir. Tam tersine Benî Abbas'a verilecektir ve senin her iki oğlun da göreceksin bunların yüzünden öldürülecektir." • "Ebû Müslim el-Horasani, bu biat alma olaylarında 600.000 kişiyi kılıçtan geçirmiştir." • Ebû'l-Abbas es-Seffah'ın ilk hutbesi • "Ey Kûfe halkı! Siz bize yönelik sevginin mahalli, sevgimizin menzilisiniz. Siz bu özelliğinizi hiç değiştirmediniz. Zalimlerin size onca baskısına rağmen bir an bile bundan vazgeçmediniz. Nihayet bizim zamanımız gelip çattı. Allah bizim devletimizi size bahşetti. Siz bize karşı insanların en doğruları, bize en fazla ikramda bulunanlarısınız. Bunun üzerine size verilen bağışları yüz dirhem arttırıyorum. Çünkü ben, sınır tanımaz es-Seffah (kan dökücü) olduğum gibi, bağışı bol bir intikam alıcıyım. • Davud b. Ali Medine valisi oluyor... • İlk hutbesi... • "Ey insanlar! Mühlet verilmiş olması sizi yanılttı. Öyle ki bunu bir ihmal olarak algıladınız. Heyhat! Ne kadar yanlış düşünmüşsünüz! Nasıl böyle bir zehaba kapılabildiniz?! Hâlbuki elimde kırbaç var ve kılıç da kınından çekilmiş vaziyettedir. Ona göre..." • İmam Cafer-i Sâdık Kufe'de... • Kufe'de nsanlara diyordu ki: "Bunların ötekilerden hiçbir farkı yoktur." • "Cami yapımında dahi olsa, bu zalim yöneticilere asla yardım etmeyin." • Ebû Müslim el-Horasani: "Eğer istiyorsan, senden ötesi olmaz." • "Ne sen benim adamımsın, ne de zaman benim zamanımdır." • Etba-ı Tabii'nin büyük imamlarından Abdullah b. Mübarek'e sormuşlar: "Ebu Müslim mi iyidir yoksa Haccac mı?" O da şu cevabı vermiş: "Ebu Müslim'in herhangi bir insandan daha iyi olduğunu söyleyemem, ama Haccac ondan daha kötü biriydi." • Halife Mansur, İmam'a şöyle bir mektup yazıyordu: "Niçin diğer insanların etrafımızı sardığı gibi, sen de bizi sarmıyorsun? Bize gelip, gitmiyorsun?" • İmam Cafer Sadık ona şu karşılığı veriyor: "Senden korkacağımız bir şey yok ki, senin etrafında olalım. Senin yanında umacağımız ahiretlik bir husus da yok ki, yanında dolaşalım. Sen, seni tebrik etmemizi gerektiren bir nimet içinde de değilsin. Ayrıca sen, içinde bulunduğun durumu bir azap olarak da görmüyorsun ki sana taziyet sunalım. Şimdi sana ne yapabiliriz ki?" • Bunun üzerine Mansur ona şöyle yazdı: "Bizimle birlikte ol, bize arkadaşlık et ve bize nasihatte bulun." • İmam'ın buna cevabı ise şöyle oldu: "Dünyayı isteyen, sana nasihat etmez. Ahireti isteyen de, seninle arkadaşlık etmez." • Bunun üzerine Mansur şöyle demiştir: "Hiç şüphesiz o bu sözleriyle benim için dünyayı isteyeni ahireti isteyenden ayırt etti. O kuşkusuz dünyayı değil, ahireti isteyenlerdendir." • Sultan ile Âlim'in, Saltanat ile Verasetin birbirinden ne gibi farkları var? 1. Sultan gücünü kılıçtan, âlim gücünü kalemden alır. 2. Sultan ihtiramı gücünden, âlim ihtiramı ilminden alır. 3. Sultanın hükmü sadece ülkesine, âlimin etkisi tüm âleme yayılır. 4. Sultan etrafını dalkavuklarla, âlim etrafını talebelerle doldurur. 5. Sultanın hayatında kan, alimin hayatında gözyaşı vardır. 6. Sultanın ölümü tebası için bir rahmet, âlimin ölüm âlemin ölümü olduğu için tüm insanlığa bir zahmettir. 7. Sultanın etkisi sadece yaşadığı zaman ile âlimin etkisi kıyamete kadar devam eder. 8. Sultan her hareketliliği kendine karşı yapılmış bir adım olarak, âlim her hareketliliği bir bereket olarak görür. 9. Sultanın evi saray, âlimin evi mescid, mektep ve medresedir. 10. Sultan bir ömür kaybetme korkusu içinde, âlim her gün daha fazla insanlığa bir şeyler kazandırtma ızdırabında inler.